Ankara Demirspor Branşlar - Futbol - Halter - Yüzme
 
Haftanın Maçı

ANKARA DEMİRSPOR-TEPECİKSPOR

MAÇ YERİ   : TEPECİK BELEDİYE STADI

MAÇ GÜNÜ  : 5 eylül 2010

MAÇ SAATİ : 16.00

---------------------------------------

 PUAN DURUMU

---------------------------------------

 

Puan Durumu için TIKLAYIN

Linkler
Puan Cetveli
Sponsorlarımız


 

BAYRAKTAR A.Åž.
 

EMİRLER ELEKTRİK


 

Anket
FUTBOL TAKIMIMIZ 2010-2011 SEZONUNDA BAŞARILI OLABİLECEK Mİ?
Ziyaretçi Sayacı
Online Ziyaretçi: 4
Toplam Ziyaretçi: 109439

HALTER SPORU

         Çok eski çaÄŸlardan bu yana yapıldığı bilinen halter sporunun örneklerini tarihsel freskler ve vazolar üzerinde görmek mümkündür. Eski Olimpiyat Oyunları’nın ünlü güreÅŸçisi Kretonlu Milo dünyanın ilk haltercisi olarak kabul edilir. 1896 yılından bu yana olimpiyat sporları arasında yer alan halter, günümüzde dokuz sıklette yapılmaktadır; 52 kg’a kadar olanlar “sinek sıklet”, 52 - 56 kg arası “horoz sıklet”, 56 - 60 kg arası “tüy sıklet”, 60 - 67.5 kg arası “hafif sıklet”, 67.5 - 75 kg arası “orta sıklet”, 75 - 82.5 kg arası “yarı orta sıklet”, 82.5 - 90 kg arası “yarı ağır sıklet” ve 90 kg ve daha üstü ağırlıklar ise “ağır sıklet” olarak adlandırılır. Halter 1.31 m uzunluÄŸunda, 26 mm kalınlığında “bar” adı verilen metal çubuÄŸun iki ucuna asılı belirli kilodaki ağırlığın, iki kolla başın üzerine kaldırılması temeline dayanır. Büyük halter yarışmaları günümüzde iki bölümde düzenlenmektedir; koparma ve silkme. Koparmada yarışmacı barı iki eliyle kavramak ve makaslama ya da çömelme hareketiyle bir hamlede kaldırıp, hareketi tamamladığında  kolları gergin bir durumda halteri başının üzerinde baÅŸ hakem bırak iÅŸareti verinceye deÄŸin tutmak zorundadır. Silkmede ise yarışmacının barı kesintisiz bir hareketle (makaslama ya da çömelmeyle) yerden omuzları düzeyine kaldırması, ayakları aynı çizgiye geldikten sonra doÄŸrularak barı başının üstünde kolları dik ve gergin durumda tutması ve bırak iÅŸaretini beklemesi  gerekir. Yarışmacıların her bir hareket için (koparma ve silkme) üç deneme hakları vardır. Kurallara göre sporcunun yarışma düzlemine çıkışından sonra iki dakika içinde tüm hazırlığını tamamlayarak denemesini gerçekleÅŸtirmesi gerekmektedir, bir denemenin geçerliliÄŸi üç hakemin karar çoÄŸunluÄŸuna göre belirlenir. BaÅŸ hakem bırak iÅŸareti vermekle yükümlüdür, bu iÅŸaret yarışmacının barı, başının üzerinde kollarını dik olarak tuttuÄŸu ve vücudunu kımıldatmadan durduÄŸu anda verilir. Halter sporunda birinci koparma ve silkmede kaldırılan toplam ağırlığa göre belirlenir.

TÜRKİYE’DE HALTER SPORU

Naim SüleymanoÄŸlu Öncesi Türk Halteri : ÇaÄŸdaÅŸ anlamdaki halter sporunun yurdumuza giriÅŸi 1890’lara rastlamaktadır, ancak bu tarihten çok daha önceleri, “ağırlık kaldırma” denemelerinin yapıldığı, çeÅŸitli dönemlerde, özellikle orduda ağır kalkan ve gürzlerle idmanın zorunlu olduÄŸu bilinmektedir. Bu spora Osmanlı padiÅŸahları da özel bir ilgi göstermiÅŸlerdir. ÖrneÄŸin IV. Murat’ın mermerden yapılma 102 kg ağırlığında bir gülleyi her sabah halkasından tutarak haremden has odaya ya da BaÄŸdat KöÅŸkü’ne deÄŸin götürdüÄŸü, akÅŸam hareme dönerken de aynı ÅŸekilde getirdiÄŸi bilinir. BaÄŸdat Seferi sırasında da, askerin gözü önünde bununla idman yaptığı söylenir. Türkiye’ye çaÄŸdaÅŸ halter sporu, Galatasaray Lisesi’nin Fransız öÄŸretmenlerince sokulmuÅŸtur. Önceleri aletli jimnastiÄŸin bir parçası olarak yapılan halteri ilk olarak, aynı okulun önce öÄŸrencisi daha sonrada beden eÄŸitimi öÄŸretmeni olan Faik Üstünidman benimsemiÅŸtir. Faik Bey’in 1896 Atlanta Olimpiyatları’nda 112.5 kg kaldırarak ÅŸampiyon olan yunan Yataganos’u izledikten sonra 115 kg’lık ağırlıkla günlük çalışmalar yaptığı bilinir. Faik Bey’in ardından öteki jimnastikçiler (özellikle 1903’te kurulan BeÅŸiktaÅŸ Osmanlı Jimnastik kulübü jimnastikçileri), Osman PaÅŸazade Hüseyin Bereket, Ahmet Fetgeri (AÅŸeni), Mehmet Ali Fetgeri ve Mazhar Kazancı ağırlık çalışmalarını programlarına alarak halter büyük önem verdiler. Hakkı Köprülü, Gümrüklü Selahattin, ÅŸair ve filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı, İhsaniyeli Rıfat, TuÄŸbay Åževket Kırgül, Bahriyeli Asaf, Kaptan Nezir, Canbaz Rıza, GüreÅŸçi Danyal, Ali Rana Tarhan ve Kenan Öner ise halteri benimseyen öteki öncü sporcular oldular. Jimnastikçilerden sonra güreÅŸçiler de haltere ilgi gösterdiler; BeÅŸiktaÅŸlı Kemal, Mızıkacı Danyal ve Sadi gibi güreÅŸçiler halterde büyük baÅŸarılar saÄŸladılar.

         Uluslararası arası alanda katıldığımız ilk ÅŸampiyona 1924 Paris Olimpiyat Oyunları oldu. Bu ÅŸampiyonaya, Gülleci Cemal Erçman ve Neyzen Åževki Sezgin’den oluÅŸan takımla gidildi. Gülleci Cemal tüy sıklette toplam 345 kg ile 39 halterci arasında 12. oldu, yine Gülleci Cemal 1928 Amsterdam Olimpiyat Oyunları’nda 25 halterci arasında toplam 262.5 kg kaldırarak sekizinci oldu, bu baÅŸarılar aynı zamanda uluslararası alanda halter sporundaki ilk baÅŸarılarımızdır.

         1930’lu yıllarda büyük bir duraklamaya giren halterimiz ancak 1945’e doÄŸru bir kıpırdanma gösterdi. Bu dönemde Esat Kazancı baÅŸta olmak üzere HaÅŸim Ekener, İlhan Enülkümen, Mesut Sordum, BoÄŸos Kambur adlarını duyuran sporcularımız oldu. Bu adlar sayesinde o güne deÄŸin güreÅŸ federasyonuna baÄŸlı bir dal olan halter sporu bağımsız bir federasyon oldu, 1956 yılında Türkiye Halter Federasyonu kuruldu (Federasyon bugüne kadar 11 baÅŸkan görmüÅŸtür). Bu hamle ile halterde kulüpleÅŸmeye gidilerek yaygınlaÅŸtırılması için çabalar harcandı. Bu dönemde Anadolu, İstanbul GüreÅŸ, Bostancı ve ÅžiÅŸli kulüpleri haltere kucak açan ilk Türk kulüpleri oldu.

         II. Dünya Savaşı nedeni ile 1940 - 1955 yılları arasında yurt içinde sürdürülen Türk halteri yaklaşık olarak 29 yıllık bir aradan sonra uluslararası organizasyonlarda 1957 Tahran’da yapılan Dünya Halter Åžampiyonası’na katılarak bir kez daha yer aldı. İstenilen baÅŸarıyı yakalayamayan takımımız Kayhan Bora, Nuri Akın, ReÅŸit Örer, Metin Gürman Ferdi Türkdamar ve Serkis Güllap’tan oluÅŸuyordu. Buradan kazanılan deneyim ile düzenli bir ÅŸekilde çalışmaya baÅŸlayan haltercilerimiz kısa zamanda geliÅŸim gösterdiler. 1959 yılında Beyrut’ta düzenlenen Akdeniz Oyunları’nda 75 kiloda Metin Gürman birinci olarak uluslararası alanda altın madalya kazanan ilk Türk haltercisi oldu. 1961 yılında Viyana’da yapılan Avrupa Halter Åžampiyonası’nda Sadık Pekünlü’nün Avrupa 6.sı olması Türk halterinin dünyaya duyurulmasının saÄŸladı. Türk halterindeki bu baÅŸarıları 1964 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda yine Sadık Pekünlü’nün toplamda 445 kg kaldırarak 11. olması izledi. 1967 yılında Tunus’ta yapılan Akdeniz Oyunları’nda ise 82.5 kiloda Güner Çevik bronz madalya kazandı. Daha sonra sırası ile 1969 yılında BükreÅŸ’te düzenlenen Balkan Halter Åžampiyonası’nda 60 kiloda Salih Suvar ile 67.5 kiloda Sedat Misket ikinci olarak gümüÅŸ madalya ve 90 kiloda Sadık Pekünlü üçüncü olarak bronz madalya; 1970 yılında İstanbul’da düzenlenen Balkan Halter Åžampiyonası’nda 82.5 kiloda Mehmet Suvar birinci olarak altın, 90 kiloda Sadık Pekünlü ikinci olarak gümüÅŸ madalya; 52 kiloda Ahmet Gülal, 67.5 kiloda Mehmet Gül ve Kayhan Suntur, 110 kiloda Ali HoÅŸfikir ve ağır sıklette Ali Tan üçüncü olarak bronz madalya kazandılar. 1975 yılında Cezayir’de yapılan Akdeniz Oyunları’nda 82.5 kiloda Mehmet Suvar’ın birinci olarak altın, 56 kiloda Bilal ÖzdoÄŸan’ın üçüncülük kürsüsüne çıkarak bronz madalya kazanmaları Türk halterinin uluslararası düzeydeki baÅŸarılarına bir yenisini daha ekledi. 1976 Balkan Halter Åžampiyonası’nda Mustafa Ertan birinci olarak altın madalya kazanması ve 1977 Balkan Halter Åžampiyonası’nda Mehmet Gül birinci olarak altın madalya almasından sonra halterimiz 1982 yılına deÄŸin bir duraklama devresi geçirdi. 1982 Balkan Halter Åžampiyonası’nda Hasan Has ve 1983 Akdeniz Oyunları’nda Levent ErdoÄŸan  birinci olarak üç altın, beÅŸ gümüÅŸ ve yedi bronz madalya kazandırarak yeniden halterimizi baÅŸarılı günlerine döndürdüler. Türk halteri 80'li yıllar öncesi Avrupa da ilk 10'da, Dünya da ise ilk 20 arasında yerini aldı. 1986 yılında Naim SüleymanoÄŸlu’nun Türkiye’ye ilticası halterimizde bir dönüm noktasını oluÅŸturdu.

Naim SüleymanoÄŸlu : 1967 yılında Bulgaristan’ın Mestanlı Köyünde dünyaya gelen Naim SüleymanoÄŸlu haltere on yaşında baÅŸladı. Kısa sürede Bulgaristan milli takımına seçildi. 1983’te ABD’de düzenlenen gençler ÅŸampiyonasında silkmede 160 kg ile büyükler dünya rekorunu kırdı. 1985 yılında Varna’daki turnuvada rekorlarını koparmada 131.5 kg, silkmede 170 kg ve toplamda 301.5 kiloya taşıdı. 1986 yılında 56 kg’den 60’a çıktı. Aynı yıl toplamdaki rekorunu 335 kilo’ya yükseltti. 1986 yılının Aralık ayında Merlbourne’de yapılmakta olan Dünya Åžampiyonası sırasında Türkiye’ye iltica etti. Naim SüleymanoÄŸlu daha 80’li yılların başında Todor Jivkov Bulgaristanı’nda daha fazla baskıya dayanamayınca Avrupa Åžampiyonası için gittiÄŸi Stockholm’de bazı giriÅŸimlerde bulunmuÅŸ ancak baÅŸarısız olmuÅŸtu. 8 Aralık 1986 Avusturya’nın Merlbourne kentinde Dünya Kupası karşılaÅŸmaları için gittiÄŸi sırada Merlbourne Türk BüyükelçiliÄŸine sığınarak kırk saatlik Merlbourne-Londra arası uçak yolculuÄŸunun ardından dönemin baÅŸbakanın Turgut Özal’ın özel uçağıyla Londra’dan Türkiye’ye geldi. Bu ilticası sonucunda Dünya Halter Federasyonu Naim’i yarışmalardan men etti, ancak bu sorunda Turgut Özal’ın Bulgaristan’dan Naim için bir milyon dolar karşılığında izin alması ile aşıldı. Naim, Türkiye’ye kaçışı, madalyaları ve rekorları ile tarihe geçmiÅŸtir. Kendi ağırlığının üç katını kaldıran Naim SüleymanoÄŸlu üç olimpiyatta kazandığı madalyalar ile Türkiye’nin ilk olimpiyat rekortmeni sporcusu olmasının yanı sıra yüz yıllık Olimpiyat Oyunları tarihinde üç olimpiyatta üç altın madalya kazanan ilk ve tek sporcu olma unvanını da taşımaktadır. Tüm zamanların en iyi haltercisi kabul edilen Naim SüleymanoÄŸlu, baÅŸarıları ile Time dergisine kapak olmuÅŸ yaptığı kaldırışlarla “cep herkülü” lakabını haklı olarak kazanmıştır.

Naim SüleymanoÄŸlu Sonrası Türk Halteri : Naim SüleymanoÄŸlu’nun ilticası ile Türk halter sporu yeri zor doldurulur bir rekortmen sporcu kazanmış oldu. 1987 yılında Suriye’de yapılan Akdeniz Oyunları’nda Levent ErdoÄŸan üç dalda aldığı birincilikler üç altın madalya kazandı. Aynı yıl Antalya’da yapılan Uluslararası Cumhuriyet Kupası’nda Naim SüleymanoÄŸlu Türkiye’deki baÅŸarılı serüvenine baÅŸlayarak 60 kiloda koparmada 150 kg, silkmede 158.5 kg ve toplamda 338.5 kilo ile dünyanın en iyi üç derecesini yaptı ancak organizasyon eksikliÄŸinden ötürü dereceler dünya rekoru olarak tescil edilmedi. 60 kiloda Naim SüleymanoÄŸlu 1988 yılında İngiltere’de düzenlenen Büyükler Dünya Åžampiyonası’nda üç dalda (koparma, silkme ve toplamda)dünya rekoru kırarak altın madalya kazandı. Aynı yıl Seul Olimpiyat Oyunları’nda 60 kiloda koparmada (150.5  ve 152.5 kg), silkmede (188.5 ve 190 kg) ve toplamda (341 ve 342.5 kg) ile üst üste altı kez olimpiyat ve dünya rekoru kırarak inanılmaz bir baÅŸarıya imza attı (1992 yılında Uluslararası Halter  Federasyonu’nun 60 kiloyu yarışmalardan kaldırmasıyla Naim’in rekorları bir daha kırılmamak üzere halter tarihine geçmiÅŸtir). 1989 yılında Yunanistan’da düzenlenen Büyükler Avrupa ve Dünya Åžampiyonası’nda üç altın madalya (koparmada 145 kg, silkmede 172.5 kg ve toplamda 317.5 kg) daha kazanan Naim SüleymanoÄŸlu 1990 yılında sakatlığı nedeni ile halteri bıraktığını açıkladıysa da  1991 yılında Almanya’da yapılan Dünya Halter Åžampiyonası’na katılarak da üç dalda altın madalya kazandı. 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda da koparmada 132.5 kg, silkmede 165 kg ve toplamda 297.5 kg ile birincilik alarak altın madalyasını on dörde yükseltti. Burada Naim SüleymanoÄŸlu ile ivmelenen halterimiz Gençler  Dünya Åžampiyonaları’nda 52 kiloda Halil Mutlu ile bir bronz, 67.5 kiloda Fedail Güler ile bir altın (Almanya 1991); 52 kiloda Halil Mutlu bir altın, bir gümüÅŸ ve 60 kiloda Mücahit YaÄŸcı ile bir gümüÅŸ, iki bronz (Bulgaristan 1992) madalya kazandı. Gençler Avrupa Åžampiyonası’nda (İngiltere 1992); 52 kiloda Halil Mutlu üç altın, 56 kiloda Ertan Akar bir bronz, 60 kiloda Mücahit YaÄŸcı üç altın, 67.5 kiloda Fedail Güler üç altın ve 82.5 kiloda Dursun Sevinç bir bronz madalya kazandı. Büyükler Dünya Åžampiyonası’nda (Macaristan 1990) ; 56 kiloda Hafız SüleymanoÄŸlu bir altın ve + 110 kiloda Erdinç Arslan bir bronz madalya kazandı. Büyükler Avrupa Åžampiyonaları’nda Ergun Batmaz iki bronz madalya (Danimarka 1990) ; 52 kiloda Halil Mutlu üç bronz, 56 kiloda Hafız SüleymanoÄŸlu bir altın, iki gümüÅŸ, 67.5 kiloda Ergun Batmaz bir bronz, 90 kiloda Ali EroÄŸlu üç bronz madalya kazanarak Türkiye’nin halterdeki çıkışını sürdürmüÅŸlerdir. Naim SüleymanoÄŸlu 1996 Atlanta Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalya alarak üçüncü kez olimpiyat ÅŸampiyonu olma baÅŸarısını gösterdi. Türk halteri Naim’in ilticasından günümüze halter müsabakalarından hiç eli boÅŸ dönmemiÅŸtir. Naim SüleymanoÄŸlu’nun Türkiye ilticası ve hemen arkasında gelen baÅŸarıları Türk halterinin diÄŸer soydaÅŸ sporcularımızla ilgilenmeye itti. Dünya halterinin önemli merkezlerinden olan Kırcaali ve Asenovgrad bölgelerinden dalga dalga gelen göç dalgası ile Türk halteri büyük baÅŸarılara imza attı. Naim SüleymanoÄŸlu ile birlikte vitrini deÄŸiÅŸen halterimizde eski SSCB’den iltica eden Hafız SüleymanoÄŸlu, Halil Mutlu, Erdinç  Aslan, Fedail Güler, Sunay Bulut, Dursun Sevinç, Ergun Batmaz, Ali EroÄŸlu, Mehmet Yılmaz, Mücahit YaÄŸcı, Yasin Aslan, bayan sporculardan; Aysel Özgür Åžule Åžahbaz, Derya Açıkgöz, Nurcihan Gönül, Fatma Kabadayı ve Esma Can günümüzün en baÅŸarılı isimlerdir.

Naim SüleymanoÄŸlu’nun aktif sporu bırakması : Naim SüleymanoÄŸlu’nun Atlanta Olimpiyatları’ndan sonraki yaÅŸantısı ve 3.5 yıl gibi uzun bir süre podyumlardan uzak kalması Sofya’da yapılan Avrupa Åžampiyonası’nda üçüncülükle yetinmesine neden oldu. Naim SüleymanoÄŸlu Sidney 2000 Olimpiyatları’nda bir patlama yaparak dördüncü olimpiyat ÅŸampiyonluÄŸuna ulaÅŸmak istedi ancak her üç hakkında da sıfır çekerek baÅŸarısız olduktan sonra halter sporundaki hedeflerine bir nokta koyarak aktif spor yaÅŸamını bıraktı. Bu baÅŸarısızlığının nedeni olarak Sidney Olimpiyatları için hazırlanan raporda Naim SüleymanoÄŸlu’nun müsabakalara dört yıl ara vermesi nedeniyle oldukça heyecanlı göründüÄŸü ve muhtemelen bu heyecanından ötürü baÅŸarısız olduÄŸu ibaresi not düÅŸülmüÅŸtür. Naim SüleymanoÄŸlu aktif spor yaÅŸamından çekildikten sonra Uluslararası Halter Federasyonu (IWF) Yönetim Kurulu üyeliÄŸine aday oldu. Naim’in asıl niyetinin asbaÅŸkanlık olduÄŸu eÄŸer bu gerçekleÅŸmezse de yönetim kurulu üyeliÄŸine seçilmeyi arzuladığı bilinmektedir.

         DileÄŸimiz Halter alanında Türkiye’deki ilklerin mimarı olan büyük haltercimizin kendisine layık bu görevlere gelebilmesidir.

 
 
Ankara Demirspor Resmi Web Sitesidir

aHoster Internet Hizmetleri ve Reklamcılık
Bu Sitenin Yazılımı ve Görsel Tasarımı Ahmet HAYRAN Tarafından Yapılmıştır. | www.ahmethayran.com